Barınak Nedir? Gerçekten Biliyormuyuz?

Herkese merhabalar, 

Bildiğiniz üzere, grubumuz kısa bir zaman önce kuruldu. Amacım, kendi çevremdekileri ' bilinçlendirebilmek' iken, bir anda büyüdü, yeni ' arkadaşlar ' edinmeme vesile oldu. Ne de güzel oldu. 

Bu kısa süre içinde, sizlerle beraber birçok ' faydalı ' etkinlik düzenledik. Gerçek yardımlar yaptık. Bunları açıklamadık. Tartışmalardan uzak, birbirimize destek olarak sorunları beraber aştık. Bir ' aile ' olduk. 
Yazdığım yazıları okuyan, yayınlayan, hazırladığımız etkinliklere fiilen veya manevi olarak destek veren, sahiplendirme konusunda destek olan, kısacası bu ailenin, bu 'bilincin' artmasına sebep olan,sizlersiniz, teşekkür ediyorum. 

Bugün bir farkındalık yazısı yazacağım. Grubumuzdaki üye sayısı hızla artarken, üzülerek farkettim ki, aslında yazılan onca yazıya, yaptığımız etkinliklere rağmen, halen , çok basit bir sorunun ; ' Barınak nedir ? ' sorusunun cevabını bilmiyoruz. Halbuki, bu işin A'sı. 
Bu gerçek bir ' barınak ' yazısı olacak. Arama motorlarında, internette, bu işin içinde benden deneyimli ve bilgili insanların yazılarında, kısacası ' hiçbir yerde ' cevabı olmadığını şaşırarak farkettiğim için, eksiklerim olursa, bu sebeple hoş görürsünüz. 
Bugün sizden, ' Barınak nedir ? ' sorusunun cevabını, bilmeyenlerin merakla, bilenlerin sabırla okumasını rica edeceğim. 

* Barınak nedir ? 

Öncelikle bilmelisiniz ki, barınaklar KALICI DEĞİL, GEÇİCİ YERLERDİR. 

Barınaklar , belediyelerin, sokak hayvanlarının rehabilite edilebilmesi için kurmuş oldukları yerlerdir. 
Peki , 

* Rehabilite etmek ne demektir ? 

Hasta, yaralı, kaza geçirmiş, hamile, yavru, hasta, sakat vb., kısacası ' rehabilite ' edilme koşullarına uygun hayvanlar için geçici, özel şartlarda ise( örneğin; saldırgan, problemli, pitbull gibi üretimi,satışı,ve sahiplendirilmesi yasaklanmış cinsler için ) kalıcı yuvalardır. 

* Belediyeler barınaklar için ne yapar ? 

Belediyeler, barınaklar için arazi temin eder,proje hazırlar veya hazırlatır,yaptırır,temel ihtiyaçları olan; elektrik,su.. vb. karşılar. 
Lojistik destek verir. Çalışanların ve veterinerlerin maaşlarını öder. 
Barınaktaki hayvanları sahiplendirir. Uygun şartlarda yaşamaları için destek olur. ( En azından, doğrusu budur, böyle olmalıdır. ) 
Kendi bölgesindeki hayvanlardan sorumludur. Toplar, kuduz aşılarını vurur, kısırlaştırır, ve aldığı bölgeye, yani yaşadığı, bildiği yere bırakır. 
Ormanlara, veya farklı yerlere attığınızda, bu hayvanlar, alışık olmadıkları için yaşayamazlar. Her hayvan, aynı insanlar gibi, bildiği yerde yaşamk ister, bu sayede yemek bulabilir, hayatını idame ettirebilir, tabii ki bizim de desteğimizle. 

* Belediyeler barınaklarda ne yapmaz ? 

Mama, yiyecek yardımı yapmaz. Karma aşılar,diğer aşıları karşılamaz. İlaçların maddi yükünü karşılamaz. Çünkü belediyeler, örneğin kanser olan bir hayvanı iyileştirmez, uyutur. Bu, doğru bir yöntemdir demiyorum, ancak bilmelisiniz ki, gönüllü olmayan barınaklarda başka türlüsü olmaz. Türkiye'de ki barınaklar, dünyaya oranla, uyutmayı en az yapan ülkelerdendir. Ancak bu olmadığı anlamına gelmiyor. Eleştirmeden, objektif bakmaya çalışırsak, gönüllü olman bu hayvanların tedavi edilmesinin güçlüğünü anlayabilirsiniz. Bu, ayrı bir yazı konusu... 
Belediyeler, 'cins' hayvanlara bakmakla yükümlü değildir. 
Barınaklar, sokak hayvanları için kurulmuştur. 
Para ile satın aldığınız, ithal ettirdiğiniz, para karşılığı ürettirdiğiniz ' cins ' köpekleri, sokağa attığınızda, ormana terkettiğinizde, veya hastalanıp yaşlandıklarında, hastalandıklarında barınağa getirenler, bunu bir daha düşünmeli. Bu hayvanlar, sokakta yemek bulamaz, kendini koruyamaz, hastalanırlar. Sağlıkları bozulur, sokakta yaşamayı bilmedikleri için, aç kalır, üşür ve zarar görürler. Psikolojilerini yazmıyorum bile... 
Bu yüzden, 'mecburen ' barınaklar bu hayvanları da barındırmaya başlamıştır. Ancak bu, herşeyi daha da içinden çıkılmaz bir çarka sokmaktadır. 

* Peki, barınaklarda durum nedir ? 

Türkiyedeki barınakların %80'i, cins hayvanlarla dolup taşmaktadır. 
Sokakta yaşama şansları olmayan bu ırklar, çeşitli sebeplerle, barınaklarda yaşamak 'zorunda ' kalmaktadırlar. Tedavi masrafları, yemek bulma, aşılama, hijyenik ortam sağlama, kısacası ' herşey ' bu sebeple daha da zorlaşmakta, kötü ve uygunsuz şartlarda ( en kibar dille ) , çoğu zaman 
yeterince doymadan, kir ve hastalık içinde, en kötüsü ise, bir koğuşta veya zincirlere bağlı olarak, SEVGİSİZ yaşamaya devam ediyorlar.Yeterli bilince ve sağ duyuya sahip olmayan insanlar tarafından sahiplendiriliyorlar. Kısacası, oradaki çalışanların, vicdanına bırakılıyor, hayatları ve gelecekleri. 

* Ne yapmalıyız ? 

Aslında kilit soru budur. Yanıtı hem çok kolay, hem de çok zor. 
Belediyeler,sosyal sorumluluk projeleri için çalışan dernek,kurum,kuruluş ve gruplar, ve tabii ki gönüllüler, bir arada çalışmalı ve çözüm bulmalıdır. 
Ancak, en basidinden başlayalım, kendimizden. 
' Herkes kendi sokağının önünü temizlerse, şehir tertemiz olur ' derler ya, tam da söylemek istediğim bu. Kendi sokağınızdan başlayın. 
Kendi yaşadığınız bölgedeki hayvanlara sahip çıkın. Kapınızın önüne, uygun yerlere, onlar için bir kap su, bir kap yemek koyun. Kısırlaştırılmalarını, aşılamalarını yaptırın, takip edin. ( Bölgenizdeki barınak zaten bunun için var, unutmayın. ) 
Bölgenizdeki barınağı sık sık ziyaret edin, oradaki sistemin takipçisi olun. 
Oranın ' gönüllüsü ' olun. Sahiplendirme çalışmaları için yenilikçi ve taze fikirler üretin ( internet bunun içiçn en yaygın yol, bu yazıyı okuyorsanız, siz de teknolojiyi zaten yeterince kullanıyorsunuz demektir, di'mi ? ), onlara ' doğru ' gelecekler hazırlayın. Bu ' geçici ' evlerinde onlara hijyenik koşullar sağlayın, tedavilerine, beslenmelerine destek olun. En önemlisi, terkedildiklerinde, bizlerle aynı duyguları ve acıları çektikleri pek bilinmeyen bu hassas canlar için, umut olun. Sevginizle, onların hayatlarının gidişatını değiştirin. 
Yapılacaklar, daha uzun uzun konuşulabilir, yeni fikirler üretilebilir. Ancak mevcut koşullar için, en azından kendi adımıza, bunları yaparsak , sorunlar büyük ölçüde çözümlenecektir. 

En önemlisi, 
Bir canlı sahiplenin, onlara sıcak bir yuva verin.Onların yeri, bizlerin yanı. 
Geçici ev sistemini uygulayın. Geçici ev, sahiplendirilene kadar bir cana sahip çıkmak,onu evinizde misafir etmektir. 
Bunların hiçbirini yapamasanız dahi, barınaklara gidin! 
Orada başı okşanacak, ilgiye ihtiyacı olan çok can dostumuz var. 
Çevrenizi bilinçlendirmek, bu yazılanların içinde, en mühim olanı elbette. 
Öğrendikçe, daha faydalı olabilecek, büyüyecek ve 4 ayaklı dostlarımızın geleceğini değiştirebileceğiz. 

Barınaklar KALICI DEĞİL, GEÇİCİ YUVALARDIR! 
Ve barınaklar, gönüllüler olmadan, ayakta kalamaz. 
Barınaklara gitmeden, gerçekten hayvsever olunmaz. 

Bugün, bir daha düşünelim, gerçekten hayvansever miyiz ? 
Sadece hayvan ' sever ' miyiz... 

Sevgilerimle, 

GONCA GÖKÇEK

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !